Hukuk Fakültesi
|

Genel Bilgiler

single

Genel Bilgiler

Ankara Yıldırım Beyazıt Hukuk Fakültesi, 14.7.2010 tarihinde kabul edilerek 21 Temmuz 2010 tarihli Resmi Gazetede yayımlanan 6005 Sayılı Kanun’un 1. maddesi ile kurulmuştur. Üniversitemizin kuruluşta "Yıldırım Beyazıt Üniversitesi" olan adı daha sonra "Ankara Yıldırım Beyazıt Üniversitesi" olarak değiştirilmiştir

Fakültemiz ilk öğrencilerini alarak 2011 yılında eğitim öğretim hayatına başlamış, aynı yıl özel ve kamu hukuku yüksek lisans ve doktora programlarına da öğrenci kabul edilmeye başlanmıştır.

 

HEDEFİMİZ

Fakülte olarak hedefimiz, bir yandan Türkiye’de hukuk eğitimin kalitesini yükseltme, diğer yandan bilimsel veriler ışığında, zamanın ihtiyaçlarına cevap verebilen, hukukun ve hukuk devletinin gelişmesine katkıda bulunan, güncel konulara duyarlı ve donanımlı, adaletli ve hakkaniyetli iyi hukukçular yetiştirmektir.

 

KADROMUZ

Bu nedenle fakültemiz, Avrupa ve Türkiye’nin önde gelen üniversitelerinde yetişmiş, tecrübeli, genç ve dinamik bir akademik kadroya sahiptir. Fakültemiz akademik ve idari kadrolarına fakültemiz web sayfası üzerinden ulaşmak mümkündür.

 

DERSLERİMİZ

Ankara Yıldırım Beyazıt Üniversitesi Hukuk Fakültesi, yükseköğrenimde herkesin en az bir yabancı dili ileri düzeyde öğrenmesinin bir gereklilik olduğu esasından hareket etmektedir. Öğrencilerin mesleki hayatlarında ihtiyaç duyacakları yabancı dil becerisini lisans seviyesinde kazanmalarını sağlayacak bir eğitim programı hazırlanmıştır.

Fakültemizde derslerin yüzde otuzu İngilizce olarak verilmektedir. Bunlar bazı zorunlu ve seçimlik derslerdir. Öğrencilerimize ayrıca ikinci bir dil (Almanca, Arapça veya Fransızca) seçeneği ile Osmanlıca dersleri de sunulmaktadır.

Fakültemiz lisans ve lisansüstü programlarda yer alan dersler üniversitemizin Bilgi Paketi sayfasından incelenebilir.

Öğrencilerin programımızda yer alan ve açılan çok sayıda seçimlik dersten kendi ilgi alanlarına uygun olanları seçmesi mümkündür. Bunlar arasında fikri mülkiyet, rekabet, enerji, deniz, bilişim, uzay ve sağlık gibi hukukun yeni gelişen birçok alanı ile ilgili çok sayıda ders yer almaktadır.

Fakültemiz programında ayrıca, hukuk yazışmaları, beden dili ve iletişim teknikleri, hukuki tartışmalar, farazi davalar ve avukatlık hukuku gibi uygulamaya yönelik çok sayıda derse de yer verilmiştir.

 

MODÜLER SİSTEM VE AYRICI ÖZELLİKLERİMİZ

Fakültemizde seçimlik dersler, konularına göre modüller şeklinde tanımlanmakta, her modülde belli krediyi tamamlayan öğrenciye mezuniyetinde tamamladığı alanı gösteren bir sertifika verilmektedir.

Özetle; fakültemizi diğer fakültelerden farklı kılan çeşitli temel özellikleri;

  • - Bir yıl zorunlu İngilizce hazırlık programı uygulaması,
  • - Derslerin en az yüzde otuzunun yabancı dilde olması,
  • - İkinci bir dilde daha hukuk dersleri alma imkanının olması,
  • - Programında, gelişen hukuk dalları ile ilgili derslerin yer alması,
  • - Programında, Farazi Dava, Moot Court, Legal Discussions, Legal Practices, Legal Clinics gibi uygulama derslerinin yer alması,
  • - Öğrencilere, belli seçimlik ders modüllerini tamamlayarak sertifika alma imkanı verilmesi

şeklinde sıralamak mümkündür.

 

FAKÜLTEMİZDE YER ALAN BÖLÜMLER

Fakültemizde iki bölüm vardır. Diğer bütün hukuk fakültelerinde olduğu gibi bu bölümler farklı eğitim programlarına sahip değildir ve farklı diplomalar vermemektedir.

Fakültemizde görev yapan öğretim elemanları çalıştıkları alanlara göre “kamu hukuku” ve “özel hukuk” bölümlerinde görev yapmaktadır. Hukuk fakültesi bölümlerinin pratik önemi lisansüstü çalışmalar bakımından kendini göstermektedir.

Fakültemizdeki bu bölümler, aynı zamanda, üniversitemizin lisansüstü eğitimlerin yapıldığı Sosyal Bilimler Enstitüsündeki aynı adlı anabilim dallarını oluşturmaktadır. Üniversitemizin kamu ve özel hukuk anabilim dallarına her yıl yüksek lisans (sadece hukuk mezunları için), tezsiz yüksek lisans (bütün lisans mezunları için) ve doktora (hukuk lisans mezunu olanlar için) öğrencileri kabul edilmektedir.

Fakültemizde ayrıca sağlık, deniz ve enerji hukuku şeklinde üç ayrı yüksek lisans programı daha bulunmaktadır. 

 

KAMU HUKUKU

Fakültemizin Kamu Hukuku bölümünde sekiz anabilim dalı bulunmaktadır.

 

1. Anayasa Hukuku

Anayasa hukukunun temelde iki boyutu vardır.

Bunlardan birincisi, devletin esas teşkilatına ilişkindir. Bu boyutta anayasa hukuku, yasama, yürütme ve yargı gibi devletin temel organlarının kuruluşunu, işleyişini ve bu organlar arasındaki ilişkileri inceler.

İkinci boyutta ise anayasa hukuku kişiler ve devlet arasındaki ilişkileri temel hak ve hürriyetler ekseninde inceler. Kişilerin temel hak ve hürriyetleri anayasalarla güvence altına alınmaktadır.

Anayasa hukukunun genel teorisi içinde, anayasa hukuku, belirli bir ülkeye ait somut düzenleme olarak değil, genel ve soyut bir biçimde ele alınmakta; buna göre tüm siyasal sistemlerde geçerli düzenlemeler karşılaştırmalı hukuk ve uluslararası düzenlemeler ekseninde incelenmektedir.

Türk anayasa hukuku içinde ise, tarihten günümüze Türk anayasa hukukunun gelişimi ve halen yürürlükte olan anayasa çerçevesinde devletin temel organizasyonu ve temel hak ve hürriyetler rejimi ele alınmaktadır.

 

2. Ceza ve Ceza Muhakemesi Hukuku

Ceza hukuku, Türk Ceza Kanunu’nda yer alan sistematik doğrultusunda genel ve özel hükümler olarak iki bölüm halinde ele alınmaktadır.

Genel hükümler, ceza hukukunun temel ilkeleri ile suç ve yaptırım teorilerini, özel hükümler ise, ceza mevzuatında düzenlenen belli suç tiplerini içermektedir.

Ceza muhakemesi hukuku kapsamında ise muhakeme ilkeleri, işlem ve süjeleri, soruşturma ve kovuşturma evreleri, koruma tedbirleri ve ispat gibi konular ele alınmaktadır.

Sağlık hukuku, adlı tip ve kriminoloji, ceza ve ceza muhakemesi hukuku ile yakından ilgili hukuk dallarıdır.

 

3. Hukuk Felsefesi ve Sosyolojisi

Hukuk felsefesi, hukukun felsefi gelişimini, hukuku etkileyen fikrî mirası inceleyen ve pozitif hukuku felsefî eleştiriye tabi tutarak, onun sağlam bir zemine oturmasını amaçlayan bir hukuk dalıdır.

Hukuk sosyolojisi ise insanın yürürlükteki hukuk ile olan ilişkisini inceleyen ve bu etkileşimin sonuçlarını ampirik veriler ışığında değerlendiren hukuk dalıdır. Bu alan, modern sosyolojinin gelişimini ve bugününü ele alarak, hukukun değişimini, fikrî veriler çerçevesinde incelemektedir.

Her iki alan da felsefe, sosyoloji, tarih, antropoloji, sosyal psikoloji, siyasi tarih, siyaset bilimi ve dinler tarihi ile yakın ilişki içindedir.

 

4. İdare Hukuku

İdare hukuku, idarenin teşkilâtına, faaliyetine, personeline ve denetimine uygulanan hukuku ifade etmektedir. İdare hukuku, diğer hukuk dallarına göre daha genç bir hukuk dalıdır. Bunun temel sebebi, idarenin faaliyetine, teşkilatına ve denetimine uygulanan kurallardan oluşan “idare hukuku” kavramının, hukuk devleti anlayışı ile birlikte ortaya çıkmış olmasıdır. İdare hukuku yeni bir hukuk dalı olmakla birlikte hukuk devleti anlayışındaki gelişme ve değişmelere paralel olarak sürekli olarak gelişmekte ve genişlemektedir.

İdare hukuku kurallarını Medeni Kanun, Ticaret Kanunu, Ceza Kanunu gibi tek bir çatı altında toplayan herhangi bir kanun mevcut değildir. Bu durum, idare hukuku kurallarının çok geniş ve dağınık olmasından kaynaklanmaktadır. Buna rağmen başta Anayasa olmak üzere çeşitli kanunlar, kanun hükmünde kararnameler, tüzükler, yönetmelikler, mahkeme kararları, milletlerarası antlaşmalar ve genelge, yönerge, tamim gibi diğer düzenleyici işlemler idare hukukunun başlıca kaynaklarını oluşturmaktadır. İdare hukukunun inceleme alanı içinde, kamu hizmeti ve kamu yararı kavramı, idarî teşkilat ve işleyişi, kamu tüzel kişiliği, kamu iktisadi teşebbüsleri, idarî işlem ve eylemler, idarî sözleşmeler, kolluk kavramı, kamu malları ve kamulaştırma, kamu görevlileri ve kamu ihale usulleri yer almaktadır.

İdarî yargılama hukukunun temel konuları ise; kamu hizmeti ile yükümlü olan idarenin kamu hizmetini ifa ederken gerçekleştirdiği idarî işlem ve eylemlerin hukuka uygunluğunu denetlemekle görevli idarî yargı organları, bu organların yargılama yaparlarken uyacakları usul ve esaslar ve bu usuller uygulanırken ortaya çıkan problemlerdir.

 

5. Mali Hukuk

Mali Hukuk; kamu maliyesi, vergi hukuku ve bütçe hukuku başlıkları altında devletin gelirlerinin ve giderlerinin yönetimini, harcamalarının finansmanını ve diğer varlık ve borçlarının idaresini hukuk zemininde inceleyen bilim dalıdır.

Mali hukuk; anayasa ve idare hukuku, muhakeme, yargılama ve usul hukuku, ticaret ve ceza hukukuyla ilişkili bir alandır. Mali hukuk teorisi iktisat, maliye, muhasebe bilimleriyle de temelden bağlantılıdır.

 

6. Milletlerarası Hukuk

Milletlerarası hukuk (international law) uluslararası toplum üyeleri arasındaki ilişkileri düzenleyen kurallar bütünü olarak tanımlanır ve devletler genel hukuku veya uluslararası kamu hukuku olarak da isimlendirilir.

Uluslararası toplumun üyeleri; uluslararası alanda hak ve borç sahibi, haklarını doğrudan uluslararası alanda koruma ehliyetine sahip devletler ve uluslararası örgütlerdir. Devletler milletlerarası hukukun aslî süjeleri, uluslararası örgütler ise devletler tarafından meydana getirilmiş süjelerdir.

Milletlerarası hukuk, ilk olarak birbirleriyle ticaret yapan bağımsız devletler arasında doğmuş ve gelişmiştir. Milletlerarası hukuk kapsamında öncelikle milletlerarası hukuk teorisi, milletlerarası hukukun kaynakları ve bunların iç hukuka etkileri yer almaktadır. Bu kapsamda yer alan diğer konular ise, milletlerarası hukukun kişileri, milletlerarası hukuk kişileri arasındaki ilişkiler (diplomatik ilişkiler, konsolosluk ilişkileri, uluslararası sorumluluk, uluslararası uyuşmazlıklarda çözüm yolları), mekânların (milletlerarası denizler, akarsular, göller, hava ve uzay) milletlerarası rejimidir.

 

7. Hukuk Tarihi

Hukuk tarihi anabilim dalı altında iki alan yer almaktadır.

Roma hukukunda şahıs, aile, eşya ve borçlar hukuku ile ilgili kurumlar karşılaştırmalı olarak ele alınmaktadır.

Türk hukuk tarihinde ise genel olarak İslamiyet öncesi ve sonrası Türk devletlerinde uygulanan hukuk rejimleri, ticaret hayatını ve sosyal hayatı düzenleyen maddi ve şekli hukuk kurallar ele alınmaktadır.

 

8. Genel Kamu Hukuku

Genel Kamu Hukuku; en genel anlamıyla, kişi, toplum ve devlet arasındaki ilişkileri hukuki bir perspektifte ele alan bir hukuk dalıdır. İktidar kavramının yapısı, iktidar kapsamı, sınırları, değişim ve dönüşümü Genel Kamu Hukuku alanında, iktidar erkine sahip ve tabi olanlar bakımından şu şekilde iki yönlü incelenmiştir:

Bunlardan birincisi; devlet ve iktidar kavramlarının ortaya çıkışı, tarihi ve sosyolojik temelleri, devlet kavramının yapısı, unsurları, organları, işleyişi; genel anlamda bütün tarihi perspektif, özel anlamda ise yakın tarihi dönemdeki globalleşme süreci içinde devlet kavramının uluslararası nitelik kazanarak gelişimi ve dönüşümü̈, bu bağlamda uluslararası ve uluslarüstü kurum ve kuruluşların yeni iktidar ilişkilerini inşa edici ve biçimlendirici özellikleri; genel kamu hukukunun inceleme alanı dahilinde yer almaktadır.

İkinci olarak; devlet ve iktidar kavramı perspektifinde, egemenlik kavramının muhatabı olan kişilerin iktidar karşısındaki konumları ve bu konumların dönüşümü de bu hukuk dalının inceleme alanında yer almaktadır. Bu anlamda; serf, tebaa, vatandaş olgularının kavramsal kodları çerçevesinde, bireylerin toplumsal hayat içinde iktidarla kurdukları ilişki ve iktidar karşısındaki konumları, hukuki bir perspektif bağlamında, tarihi süreç içinde ele alınmaktadır.

Ayrıca, insan hakları kavramının doğuşu, gelişimi, içeriği ve de facto iktidarı sınırlama işlevi; bu hukuk dalının inceleme alanını teşkil eden konulardandır.

 

ÖZEL HUKUK

Fakültemiz Özel Hukuk bölümünde on anabilim dalı yer almaktadır.

 

1. Medeni Hukuk

Medeni hukuk, kişilerin toplum hayatındaki bütün eylem, işlem ve ilişkilerini düzenleyen hukuk kurallarının bütününü ihtiva etmekte, bu kapsamda, bir ülkede yaşayan vatandaşların kişisel durumlarını, ailevi ilişkilerini, mallar üzerindeki hak ve yetkilerini, ölümlerinden sonra miraslarının akıbetini düzenlemektedir.

Türkiye’de medeni hukuk kuralları, Türk Medeni Kanunu ile düzenlenmiştir. Medeni Kanun, “başlangıç”, “kişiler hukuku”, “aile hukuku”, “miras hukuku” ve “eşya hukuku” olmak üzere beş ayrı bölümden oluşmaktadır.

Borçlar hukukuna ilişkin hükümler, Medeni Kanun’dan ayrı bir şekilde Türk Borçlar Kanunu ile düzenlenmiştir. Borçlar hukuku da, kişiler arasındaki borç ilişkilerini düzenleyen özel hukuk bölümüdür. Borçlar hukukunun başlıca konuları, borç ilişkisinin doğumu, hükümleri, türleri ve sona ermesidir.

Bunların dışında sağlık hukuku, tüketici hukuku, inşaat hukuku gibi alanlar da medeni hukuk ile yakından ilgili alanlar olarak kabul edilmektedir.

 

2. İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku

İş ve sosyal güvenlik hukukunda, iş hukuku ve sosyal güvenlik hukuku olmak üzere iki ana kısım yer almaktadır.

İş hukukunda genel olarak, işçi ile işveren arasındaki ilişki ele alınmakta ve bu konuda ortaya çıkabilecek uyuşmazlıklar düzenlenmektedir.

İş hukuku, bireysel ve toplu iş hukuku olarak iki başlık altında incelenmektedir.

Bireysel iş hukuku kapsamında iş hukukunun temel kavramları, iş sözleşmesinin kurulması, hükümleri ve sona ermesi, iş sözleşmesinden doğan borçlar, işin düzenlenmesi, iş sağlığı ve güvenliği ele alınmaktadır.

Toplu iş hukuku kapsamında ise, sendikaların kurulması ve işleyişi, toplu iş sözleşmesi ve toplu uyuşmazlıklar ele alınmaktadır. Sosyal güvenlik hukukunda ise, belirli risklerin ekonomik sonuçlarına karşı bireylerin korunması ele alınmaktadır.

Bu kapsamda, sosyal güvenlik hukukunun temel kavramları, kısa vadeli-uzun vadeli sigorta kolları, genel sağlık sigortası ve işsizlik sigortası ele alınmaktadır.

 

3. Medeni Usul ve İcra İflas Hukuku

Mahkemeler teşkilatı, mahkemelerin görev ve yetkisi, dava, tahkikat, deliller, yargılama usulleri, davadaki özel durumlar, kanun yolları, kesin hüküm ve tahkim konuları medeni usul hukukunun; icra organları, genel haciz yolu ile takip, kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu ile takip, rehnin paraya çevrilmesi yolu ile takip konuları ise icra iflas hukukunun alanında girmektedir.

Tahkim hukuku, avukatlık hukuku, noterlik hukuku, adli yazışma, alternatif uyuşmazlık çözüm yolları gibi alanlar medeni usul ve icra iflas hukuku ile yakından ilgili alanlardır.

 

4. Milletlerarası Özel Hukuk

Milletlerarası özel hukukun temel konusu, yabancı unsurlu olay ve ilişkilerden doğan uyuşmazlıkların çözülmesidir. Bu kapsamda; vatandaşlık, yabancılar, kanunlar ihtilafı ve milletlerarası usul hukuku alt disiplinleri milletlerarası özel hukuku alanı içinde yer alır. Bunlardan vatandaşlık hukuku, vatandaşlığın kazanılması, kaybedilmesi ve vatandaşlık hizmetlerinin yürütülmesine ilişkin usulleri düzenleyen hukuk kurallarını içermektedir. Yabancılar hukuku, ülkede bulunan yabancıların hangi hak ve özgürlüklerden yararlanıp yararlanamayacaklarını gösteren maddi hukuk kurallarından oluşmaktadır. Kanunlar ihtilafı hukuku, yabancı unsurlu uyuşmazlıkların çözülmesinde hangi kuralların uygulanacağını belirlemeye yönelik kuralları ihtiva etmektedir. Milletlerarası usul hukuku kapsamında ise, Türk Mahkemelerinin milletlerarası yetkisini tespit eden usul kuralları, yabancı mahkeme kararlarının tanınması ve tenfizi ile milletlerarası tahkim konuları yer almaktadır.

 

5. Ticaret Hukuku

Ticaret hukuku, toplum hayatı içindeki ticari faaliyetleri düzenleyen hukuk kurallarını içermektedir. Bu faaliyetler, bireysel ticari ilişkiler, ortaklık ilişkileri ve kurumsal ilişkiler olarak sınıflandırılabilir. Ticaret hukukunun temel dayanağı olan Türk Ticaret Kanununda yer alan tasnife uygun olarak bu kapsamda ticarî işletme hukuku, şirketler hukuku, kıymetli evrak hukuku, taşıma hukuku, deniz ticareti hukuku ve sigorta hukuku dalları yer almaktadır.

Fikri mülkiyet hukuku, sermaye piyasası hukuku, rekabet hukuku, bankacılık hukuku, tahkim hukuku gibi hukuk dalları da ticaret hukuku ile çok yakın ilişkili hukuk dallarıdır.

 

6. İslam Hukuku

İslam hukuku kaynak, kavram ve usul bakımından kendine özgü bir hukuk sitemidir. Başlangıcından bu yana geçen 1400 yılı bir süre boyunca İslam hukuku Avrupa’nın İber Yarımadası ve doğu kısmını, Uzak Doğu Asya’yı, Afrika’nın kuzey ve iç bölgelerini, Orta ve Ön Asya topraklarını etkilemiştir.

İslam hukukunun ülkemiz tarihi bakımından da ayrı bir önemi vardır. Zira başlangıçtan sona erinceye kadar Osmanlı Devleti’nin hukuku İslam hukukudur. Birçok hukuk sisteminde, insanın diğer insanlar, eşya ve çevre ile ilişkilerini düzenleyen hukuk kurallarının önemli ölçüde ortak veya benzer düzenlemeler içerdiği bilinmektedir. Bu nedenle, günümüz Türk hukuku her ne kadar Karaavrupası hukuku kaynaklı olsa da geçmişten gelen hukuk tecrübesinin önemli olduğu bir gerçektir. Bu nedenle İslam Hukuku hukuk fakültelerinde bir anabilim dalı ve bir doçentlik alanı olarak kabul edilmiştir.

Üniversitemiz bünyesinde ayrı bir anabilim dalı tesis edilen İslam Hukuku hem özel hem de kamu hukuku branşlarına giren konuları itibariyle ele alınmaktadır.

 

7. Fikri Mülkiyet Hukuku

Fikri mülkiyet, Sanayi Devrimi sonrasında önemi gittikçe artan bir kavramdır. Fikri Mülkiyet Hukuku ise telif hakkı, marka, tasarım ve patent gibi fikri ürünler üzerindeki hakları düzenleyen bir hukuk dalı olarak ortaya çıkmıştır. Bu bağlamda programımızda Türkçe ve İngilizce dillerinde farklı dersler yer almaktadır.

 

8. Deniz Hukuku

Deniz hukuku, içinde hem ülkelerin deniz ve okyanus sularından yararlanmasına ilişkin kuralları barındıran Uluslararası Deniz Hukuku; hem de deniz ve okyanuslar üzerinde yürütülen ticari ve bağlantılı faaliyetleri düzenleyen Deniz Ticareti Hukuku dallarını barındıran bir hukuk dalıdır. Fakültemizde Deniz Hukuku aynı zamanda bir lisansüstü program olarak da yer almakta, bu sayede öğrencilerimizin mezuniyet sonrası bu programlara girerek kariyerlerine devam etmesi mümkün olmaktadır.

 

9. Bilişim Hukuku

Yaşadığımız çağın en önemli kavramlarından birisi bilgidir. Daha doğru bir ifade ile dijital bilgi ve bunun yayılma biçimidir. Bu, hayatımızı bütün yönleri ile etkilemektedir. Bilgi, gelişen teknolojiler üzerinden yayılmakta ve erişilmektedir. Bu nedenle bilişim hukuku, bir bütün olarak bilgi ve teknolojinin insanlara etkisini ele alan bir hukuk dalı olarak ortaya çıkmıştır. Programımızda Türkçe ve İngilizce çok sayıda bilişim hukuku dersleri yer almaktadır.

 

10. Karşılaştırmalı Hukuk

Günümüzde teknolojinin gelişimine paralel olarak, devletler diğer devletlerde kabul edilen yeni düzenlemelerden sıklıkla etkilenmektedirler. Bu durum, yeni oluşumlara ilişkin olarak, her devletin kendi hukukunu yenilemesi ve değiştirmesi zorunluluğunu ortaya çıkarmaktadır. Karşılaştırmalı hukuk, farklı devletlerin hukuk sistemlerini karşılaştırarak aralarındaki benzerlik ve farklılıkları ortaya koyarak, pozitif hukuka katkıda bulunmaktadır