Ankara Yıldırım Beyazıt Üniversitesi (AYBÜ) Hukuk Fakültesi tarafından, Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı ve Cumhurbaşkanlığı Millet Kütüphanesi iş birliğiyle düzenlenen “I. Hukuk ve Teknolojide Yeni Ufuklar Uluslararası Sempozyumu”, Cumhurbaşkanlığı Millet Kütüphanesi’nde gerçekleştirildi. Bu yıl ilki düzenlenen sempozyumda, “Sosyal Medyada Yapay Zekâ Kullanımının Hukuki Yönü” teması çerçevesinde yapay zekânın hukuk, etik ve toplumsal boyutları çok yönlü biçimde ele alındı. Üç oturum halinde gerçekleştirilen etkinlik; farklı disiplinlerde çalışmalar yürüten akademisyenler, kamu temsilcileri ve öğrencilerin yoğun ilgisiyle takip edildi.
Cumhurbaşkanlığı Millet Kütüphanesi’nde gerçekleştirilen etkinliğin açılış konuşmalarını; Cumhurbaşkanı Yardımcısı Dr. Cevdet YILMAZ, Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Prof. Dr. Burhanettin DURAN, AYBÜ Rektörü Prof. Dr. Ali Cengiz KÖSEOĞLU ve AYBÜ Hukuk Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Neslihan KARATAŞ DURMUŞ yaptı.
Cumhurbaşkanı Yardımcısı Dr. Cevdet YILMAZ konuşmasında, Türkiye’nin yapay zekâ alanındaki etik ve güvenlik risklerini yönetmek üzere çok katmanlı bir hukuki çerçeve oluşturduğunu belirtti. Dijitalleşmenin yalnızca teknolojik bir yenilenme değil, aynı zamanda hukuk, etik ve yönetişim alanlarında derin sınamalar getirdiğini ifade eden YILMAZ, şu değerlendirmelerde bulundu:
“Bugün artık sadece teknolojinin neyi mümkün kıldığı değil, aynı zamanda insan onuruyla, özgürlüklerle ve toplumsal adaletle ne kadar uyumlu olduğu sorusu gündemdedir. Robotların hukuku, yapay zekanın karar alma sınırları, algoritmik tarafsızlık ve dijital etik gibi konular, modern hukuk sistemlerinin sınırlarını zorlamaktadır.”
Yılmaz, üniversitelerin bu dönüşümde önemli bir rol üstlendiğini vurgulayarak, “Akademiden beklentimiz yalnızca algoritmalar üretmek değil, bu algoritmaların toplum üzerindeki etkilerini analiz eden, değer temelli politika önerileri geliştiren bir yaklaşım sergilemesidir.” dedi.
Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Prof. Dr. Burhanettin DURAN ise deepfake teknolojileriyle üretilen sahte içeriklerin, büyük verinin hukuka aykırı kullanımıyla birleştiğinde toplumsal algıları yönlendirdiğini vurguladı. Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı bünyesinde kurulan Dezenformasyonla Mücadele Merkezi’nin, 2022 yılından bu yana 2.500’e yakın dezenformasyon vakasını tespit ettiğini belirterek şu değerlendirmede bulundu:
“Bizler yerli ve milli mecralarımızı artırarak, dijital okuryazarlığı yaygınlaştırarak ve hukuki altyapımızı güçlendirerek güvenli ve adil bir iletişim ekosistemi için elimizden gelen bütün gayreti göstereceğiz. Çünkü dijitalde de daha adil bir dünya mümkündür.”
Programın açılışında konuşan AYBÜ Rektörü Prof. Dr. Ali Cengiz KÖSEOĞLU, içinde bulunulan çağın, teknolojik gelişmelerin yanı sıra bu gelişmelerin hukuki, etik ve toplumsal etkileriyle de tanımlandığını vurguladı. KÖSEOĞLU, hukukun mevcut normları uygularken teknolojinin yön verdiği dönüşümleri anlayan, düzenleyen ve şekillendiren bir disiplin olması gerektiğini belirtti.
“Yapılacak sunumlar sadece mevcut uygulamaları analiz etmekle kalmayacak; aynı zamanda hukukun dijital dönüşümüne nasıl yanıt verebileceğine, etik ilkelerin ve temel hakların bu süreçte nasıl korunabileceğine dair somut öneriler geliştirilmesine de zemin hazırlayacaktır. Bu yönüyle sempozyum, hukuk ile teknolojiyi buluşturan bir diyalog zemini oluşturacak, bilgi paylaşımını eleştirel biçimde düşünecek ve ortak çözüm üretimini teşvik edecektir.”
AYBÜ Hukuk Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Neslihan KARATAŞ DURMUŞ, teknolojinin yalnızca ekonomik veya teknik bir unsur olmadığını; hukukun, etiğin ve toplumsal düzenin sınırlarını yeniden tanımlayan çok boyutlu bir olgu haline geldiğini belirtti.
“Bugün ilkini gerçekleştirdiğimiz sempozyum, teknolojik gelişmelerin doğurduğu yeni hukuki sorunların çok disiplinli bir perspektifle tartışılmasına olanak sunmaktadır. Sosyal medya, yapay zekâ, veri güvenliği, mahremiyet, bilişim suçları, dezenformasyon ve bununla mücadele sorumluluğu gibi konular yalnızca teknik meseleler olarak değil, insan onuru, temel hak ve demokratik değerler bağlamında da ele alınması gereken öncelikli konulardandır.” dedi.
Üç oturumda gerçekleştirilen sempozyumda, sosyal medyada yapay zekâ kullanımı, algoritmik adalet, kişisel verilerin korunması, deepfake içeriklerin hukuki sonuçları ve etik yönetişim konuları ulusal ve uluslararası düzeyde tartışıldı. Etkinlik, dijitalleşme sürecinde hukukun yalnızca düzenleyici bir araç değil, aynı zamanda teknolojik dönüşümü yönlendiren bir sistem olması gerektiği vurguladı.
AYBÜ Hukuk Fakültesi tarafından gerçekleştirilen bu sempozyum, Türkiye’nin hukuk ve teknoloji alanında uluslararası düzeyde bilgi üretimine öncülük eden akademik platformlarından biri olarak değerlendirildi. AYBÜ Hukuk Fakültesi’nin yalnızca ulusal düzeyde değil, uluslararası akademik camiada da hukuk ve teknoloji alanında söz sahibi bir kurum olma vizyonunu güçlü biçimde ortaya koydu. Etkinlik, fakültenin bilimsel üretkenliğini ve ülkemizin hukuk politikalarına katkı sunma kararlılığını etkili şekilde yansıtarak, AYBÜ Hukuk Fakültesi’ni hukuk ve teknolojinin kesişiminde öncü bir referans noktası haline getirmiştir. Bu yıl ilki düzenlenen sempozyumun, hukuk ve teknoloji alanında sürdürülebilir bir akademik gelenek haline getirilmesi ve her yıl düzenli olarak gerçekleştirilmesi planlanmaktadır.