Türk Akademisi’nin Ankara'da gerçekleştirilen 15. yıl toplantısında, Türk Dünyası çalışmalarında ortak aklın güçlendirilmesi ve kurumsal koordinasyonun artırılması ele alındı.
Türk Devletleri Teşkilatı Türk Akademisi, kuruluşunun 15. yılı kapsamında “Türk Dünyası Çalışmalarının Sürekliliği, Verimliliği ve Kurumlar Arası Koordinasyonu Üzerine Düşünceler” başlıklı yuvarlak masa toplantısını Ankara’da gerçekleştirdi. Programa, Milli Eğitim Bakanı Sayın Yusuf Tekin, Türk Devletleri Teşkilatı Aksakallar Konseyi Başkanı Binali Yıldırım, Ticaret Bakan Yardımcısı Özgür Volkan Ağar, Atatürk Kültür, Dil ve Tarih Yüksek Kurumu Başkanı Derya Örs, Türkiye Bilimler Akademisi Başkanı Muzaffer Şeker, Türk Akademisi Başkanı Şahin Mustafayev ve milletvekilleri, büyükelçiler, rektörler, akademisyenler ve davetlilerin katılımıyla kutlandı.
Üniversitemiz Rektörü Prof. Dr. Ali Cengiz Köseoğlunun davetli olarak katıldığı program, 2010 yılında temeli atılan Türk Akademisi'nin 15 yıllık faaliyetlerini içeren filmin izletilmesi ile başladı. Açılış konuşmalarında Milli Eğitim Bakanı Tekin, filmde Halil Akıncı'nın 'Türk dünyasının tarihi bugüne kadar Türkler tarafından hiç yazılmadı' sözünü hatırlatarak, "Bence bu, başlı başına bu yapının ne kadar büyük bir ihtiyacı, ne kadar büyük bir boşluğu doldurduğunu gösteriyor. Biz bu tarihe hep beraber, her alanda yeniden yazmak ve bu birlikteliğin gelecek kuşaklara sirayet edecek şekilde devam etmesini sağlamakla mükellefiz. Bunun yolu ne? Bunun yolu şu; birileri literatür oluşturacak, literatüre katkı verecek. Bilimsel araştırmaları bu çerçevede yapacak. Uygulayıcı olarak bizler de bunun sorumlu olduğumuz alanlarda hayata geçirilmesi için adımlar atacağız, atmamız gerekiyor" dedi.
TDT Aksakallar Heyeti Başkanı Binali Yıldırım ise 30 yıl önce Türk kelimesinin telaffuz edilmediği, Türk coğrafyasını tanımlarken Orta Asya, Kafkaslar, Balkanlar ifadelerinin kullanıldığını ama bugün Türk Devletleri Teşkilatı'ndan bahsedildiğini vurgulayarak, "Biz Türk Devletleri Teşkilatı Aksakal ekibi olarak ilk göreve getirildiğimiz İstanbul Liderler Zirvesi'nden sonra önümüze bir hedef koyduk. Birinci hedefimiz, bir ortak alfabe. Niye bu hedefi koyduk? 1840 yılından 1914'e kadar bütün hayatını Türk dünyasının birliğine, Türklerin kaynaşmasına hasretmiş Gaspıralı İsmail Bey'in dilde, fikirde, işte birlik mefkuresinin hayata geçirilmesi için olmazsa olmaz ortak alfabedir. Aynı dili konuşanlar anlaşır. İşte bu ortak alfabe çalışmasının Türk Akademisi'nin de etkin katılımıyla ama bütün üye ülkelerin yetkin uzman insanlarının bir araya gelmesiyle 2 yıllık bir çalışmadan sonra 34 harften oluşan bir alfabede mutabık kalıyor. Bugün, burada bu alfabeyi kullanarak Türk dünyasına dair eserlerin basılmış olmasını görmek, benim için büyük bir mutluluk. Bu çalışmanın meyvesini verdiğinin en önemli göstergesi" diye konuştu.
Akademi dünyasının önde gelen isimlerini bir araya getiren toplantıda, Türk Dünyasıyla ilgili güncel gelişmeler, kurumların stratejik yaklaşımları ve geleceğe yönelik iş birliği modelleri çok yönlü biçimde ele alındı. Toplantıda, Türk Cumhuriyetleri ile sürdürülen akademik iş birliklerinin somut projeler, protokoller, değişim programları, ortak dersler ve araştırma faaliyetleriyle giderek güçlendirildiği vurgulandı. Bu çerçevede, Korkut Ata Değişim Programı’nın karşılıklı akademik hareketliliğe önemli bir katkı sunduğu da belirtildi ve Türk Akademisi ve Binali Yıldırım Üniversitesi arasında iş birliği anlaşması imzalandı. Program, "Fotoğraflarla Türk Akademisi'nin 15. Yılı" sergisinin açılışı ve davetlilerin sergi gezisiyle sona erdi.