AYBÜ Sosyal Bilimler Meslek Yüksekokulu Sivil Savunma ve İtfaiyecilik Programı öğrencileri, gelecekte afetlere karşı görev almak için yoğun bir uygulamalı eğitim görüyor. Program Başkanı Yasin Tahir Karaca, “2021’den bu yana yaklaşık 150 mezun verdik ve bunların yüzde 85’i kamuda, yüzde 10’u özel sektörde aktif görev yapıyor” dedi. Yüksekokul Müdürü Bahattin Cizreli de “İtfaiyecilik yalnızca bir meslek değil, insan hayatı için verilen kutsal bir mücadeledir” diye konuştu.
Ankara Yıldırım Beyazıt Üniversitesi (AYBÜ) Sosyal Bilimler Meslek Yüksekokulu Sivil Savunma ve İtfaiyecilik Programı öğrencileri, afetlere karşı ilk müdahale ekiplerinde yer almak için geleceğe emin adımlarla hazırlanıyor. Yangınlardan depremlere, sel baskınlarından arama-kurtarma operasyonlarına kadar geniş bir yelpazede uygulamalı olarak eğitim gören öğrenciler, mezuniyet sonrası hızla istihdam edilerek ülkenin dört bir yanında görev üstleniyor. Uygulamalı eğitimin, programın temel taşlarından biri olduğunu vurgulayan Program Başkanı Öğretim Görevlisi Yasin Tahir Karaca, “Çubuk yerleşkemizde geniş ve doğal uygulama alanlarımız bulunuyor. Öğrencilerimiz burada yangına müdahale, trafik kazalarına müdahale, kuyu ve dar alanlardan kurtarma, arazide kayıp arama, ip bağlama ve ipli kurtarma gibi birçok tatbikat yapabiliyorlar. Ayrıca beden eğitimi dersleriyle kondisyonlarını geliştirmeleri için düzenli spor eğitimleri de veriyoruz” dedi.

YÜZDE 85’İ KAMU KURUMLARINDA GÖREVDE
Karaca, mezuniyet sonrası istihdam olanaklarının oldukça yüksek olduğunu da belirterek, “Mezunlarımız ‘Sivil Savunma ve İtfaiye Teknikeri’ ünvanıyla belediye itfaiyelerinde, kamu kurumlarının itfaiye teşkilatlarında, özel sektördeki fabrika, otel ve savunma sanayii tesislerinde görev alabiliyor. Ayrıca AFAD çatısı altında arama kurtarma teknisyeni ya da havalimanlarında ARFF personeli olarak çalışabiliyorlar. 2021’den bu yana yaklaşık 150 mezun verdik ve bunların yüzde 85’i kamuda, yüzde 10’u özel sektörde aktif görev yapıyor” bilgisini verdi.
AFETLER ÇAĞINDA MESLEK DAHA DA KRİTİK
Türkiye’nin deprem kuşağında bulunduğunu ve afet riskinin her geçen gün arttığını vurgulayan Karaca, öğrencilerin farklı afet türlerine karşı çok yönlü eğitim aldığını belirtti. Karaca, “Deprem, sel, heyelan, çığ ve orman yangınları ülkemizin en önemli riskleri. Öğrencilerimizi yalnızca mesleki bilgiyle değil, toplumsal bilinç kazandırarak da yetiştiriyoruz. Afet anında can kurtarmak için teknolojik ekipmanlarla tatbikat yapıyor, her türlü senaryoya hazır hale gelmelerini sağlıyoruz. Bu nedenle itfaiyecilik ve arama-kurtarma, geleceğin meslekleri arasında en kritik konumda” dedi.
İNSAN HAYATI İÇİN KUTSAL BİR MÜCADEL
Yüksekokul Müdürü Doktor Öğretim Üyesi Bahattin Cizreli ise programın önemine dikkat çekerek şu ifadeleri kullandı: “Afet gerçeğiyle yaşayan bir ülke olarak, bu alanda yetişmiş insan gücüne her zaman ihtiyaç var. Yerleşkemizde pek çok senaryoya uygun uygulama imkânı sağlıyoruz; ancak daha modern enkaz alanları, sel ve su baskını simülasyonları, kapalı alan yangın eğitim üniteleri gibi teknolojik altyapılara ihtiyaç duyuyoruz. AFAD ve ilgili kurumlarla iş birliği görüşmelerimiz sürüyor. Hedefimiz, öğrencilerimizi en ileri donanımlarla yetiştirip ülkemizin afetlere karşı gücünü artırmak.” Bölüm, bu yıl da yeni öğrencilerini kabul ederken Cizreli, fiziki yeterliliğine güvenen, cesaretli ve sorumluluk bilinci yüksek tüm üniversite adaylarını da programa davet etti. Cizreli, “İtfaiyecilik yalnızca bir meslek değil, insan hayatı için verilen kutsal bir mücadeledir. Bu kutsal mücadeleye destek olmak isteyen tüm kurum ve kuruluşları yerleşkemize davet ediyoruz” dedi.