Çalışmada, Cezayir’de ilkokuldan ortaöğretime kadar okutulan Arapça, tarih ve coğrafya ders kitaplarında Osmanlı İmparatorluğu, Türkler ve Türkiye’nin nasıl temsil edildiği incelenmektedir. Bulgular, Cezayir ders kitaplarında Osmanlı mirasının ağırlıklı olarak olumlu biçimde ele alındığını; Osmanlıların bilim, mimari, kültür ve sanatta gelişmiş bir medeniyet ve İslam dünyasının koruyucusu olarak sunulduğunu göstermektedir. Ders kitaplarında Osmanlı–Cezayir ilişkileri fetihten çok gönüllü birlik, iş birliği ve karşılıklı destek üzerinden anlatılmaktadır.
Makale, bu anlatının Cezayir’in sömürge deneyimi ve bağımsızlık sonrası hafıza politikaları tarafından şekillendirilen seçici bir yeniden anlamlandırma olduğunu ortaya koymaktadır.