SBF Buluşmaları 42 Hocalı Katliamı ve Dağlık Karabağ'ın İşgali Programımız Gerçekleştirilmiştir.

  • 27 Şubat 2020
 SBF Buluşmaları 42 Hocalı Katliamı ve Dağlık Karabağ'ın İşgali Programımız Gerçekleştirilmiştir.

42. SBF BULUŞMASI

Hocalı Katliamı ve Dağlık Karabağ’ın İşgali

42. SBF Buluşması “Hocalı Katliamı ve Dağlık Karabağ’ın İşgali” adı ile düzenlendi. Buluşmaya Azerbaycan ve Türkiye milli marşları okunarak başlandı. Açılış konuşmalarının ilkini Rektörümüz Prof. Dr. İbrahim Aydınlı yaptı. Rektör Aydınlı Hocalı’nın katliamdan öte soykırım olduğunu belirtti. Ermeni güçleri başarılı olsaydı bu soykırıma devam edeceklerdi. Rektör Aydınlı tek millet nitelendirmesinin çok yerinde olduğunu ve diğer Türki cumhuriyetler için de kullanılması gerektiğini söyledi. Özbekistan’da bir üniversite kurulmasının planlandığının ve AYBÜ’nün buna öncülük edeceğini söyledi. Son olarak Esenboğa kampüsümüzde Türkiye-Azerbaycan dostluk peyzajının yapılacağını duyurdu.

İkinci açılış konuşmasını TARİHDAŞ başkanı Ahmet Baba yaptı. Baba Hocalı katliamının göz korkutma amaçlı yapıldığını belirtti. Ayrıca uluslararası siyasette haklı olmanın yeterli olmadığını ifade etti.

Üçüncü açılış konuşmasını Azerbaycan Milli İlimler Akademisi (AMİA) Tarih Enstitüsü Direktörü Ord. Prof. Dr. Yakub Mahmudov yaptı. Prof. Mahmudov, rektörümüzün yaptığı soykırım nitelemesinin çok hayati olduğunu söyledi ve bunun Türkiye akademik camiasında ilk defa kullanılmasından duyduğu memnuniyeti belirtti. Keşfedilmiş veya keşfedilmemiş birçok toplu mezarın olduğunu iddia etti. Almanya gibi ülkelerde dahi Ermenilerin soykırım yaptığını iddia eden tarihçilerin olduğunu hatırlattı. Prof. Mahmudov,  son olarak yaşadıklarımızdan ibret almamız gerektiğini söyledi.

Son açılış konuşmasını Azerbeycan Büyükelçisi Hazar İbrahim yaptı. Bugünkü dördüncü programında olduğunu belirten Büyükelçi İbrahim programın yapmasından dolayı üniversitemize teşekkür etti. Türkiye’yle ilişkilerin Azerbaycan’ı güçlü kıldığını söyleyen konuşmacı tüm alanlarda ortaklık yapıp güçlü olmamız gerektiğini ifade etti.

Daha sonra rektörümüz büyükelçiye hediye takdim etti ve panele geçildi. Panelin başında Hocalı katliamından sağ kurtulan Samira Hanım o gece yaşadıklarını anlattı ve acılarını paylaştığımız için bizlere teşekkür etti.

Dekanımız Prof. Dr. Kudret Bülbül’ün moderatörlüğünü yaptığı panelde ilk konuşmayı Azerbaycan Milli İlimler Akademisi (AMİA) Soykırım Şubesi’nden Prof. Dr. Vagif Abışov yaptı. Abışov Ermenilerin katliamdan önce hazırlık yaptıklarına dair belgelere ulaştıklarını belirtti. Ve Ermenilerin bunu yapar iken Rusya’dan destek aldığını söyledi. Bugün ise Irak gibi ülkere uygulanan BM maddelerinin Karabağ’a uygulanmasının sebebinin Ermeni lobilerinin güçlü olması nedeniyle olduğunu söyledi.

İkinci konuşmayı Azerbaycan Milli İlimler Akademisi (AMİA) Tarih Enstitüsü Karabağ Şubesi Müdürü Doç. Dr. Güntekin Necefli Hanım yaptı. Prof. Necefli Karabağ’ın Uluslararası hukuka göre statüsünü izah etti. Karabağ’ın Azerbeycan’ın tarihsel bir parçası olduğunu ifade etti. 1828 Türkmençay antlaşması ve 1829 Edirne Antlaşmasından sonra Rusya’nın Ermenileri toplu şekilde Karabağ’a sürdüğünü söyledi. Bu şekilde Rusların amacının Müslüman devletler ile arasında tampon bir ülke kurmak olduğunu ifade etti. SSCB dağıldıktan sonra Ermenistan’ın hak etmesi için zemin oluşturulduğunu söyledi.

Son konuşmayı Azerbaycan Milli İlimler Akademisi (AMİA) Tarih Enstitüsü Direktör Yardımcısı Doç. Dr. Cebi Bahramov yaptı. Bahramov konuşmasının başında tarih bilmenin önemini vurguladı. Bizim katil veya ırkçı olmamız gerektiğini ama haklarımızı sonuna kadar aramamız gerektiğini söyledi. Zalimlerden adalet beklenemeyeceğini bu nedenle bizim güçlü olmamız gerektiğini ifade etti.

Son olarak dekanımız Prof. Dr. Kudret Bülbül görüşlerini paylaştı. Prof. Dr. Kudret Bülbül ilk olarak parçalanan coğrafyanın Meksika değil dedelerimizin coğrafyası olduğunu hatırlattı. Bugün komşularımızın işgal edilmesine göz yumar isek yarın kendi ülkemizi savunamaz hale geleceğimizi söyledi. Ayrıca acılarımızı, dertlerimizi daha yüksek sesle ifade etmemiz gerektiğini belirtti. Avrupa’da zaman zaman Müslümanların öldürüldüğünü ama buna karşı ciddi bir sağduyunun olmamasına rağmen, Müslüman coğrafyada yaşanan küçük haksızlıklarda bile dünya kamuoyunun hemen tepki göstermesini hatırlattı. Bunu engellemek için hak arama mekanizmalarının güçlendirilmesi gerektiğini ifade etti.

Konuşmalara bittikten sonra soru-cevap kısmına geçildi ve son olarak Ord. Prof. Dr. Yakub Mahmudov kapanış konuşmasını yaptı.