SBFBuluşmaları 19 Bilge Lider Aliya İZZETBEGOVİÇ Semineri Gerçekleştirildi.

Fakültemiz tarafından her hafta düzenli olarak yapılan SBF Buluşmaları’nın on dokuzuncusunda ‘Bilge Lider Aliya İzzetbegoviç’ konuşuldu. Esenboğa Külliyemizde rektörümüz Prof. Dr. Metin Doğan’ın katılımıyla gerçekleştirilen ve dekanımız Prof. Dr. Kudret Bülbül’ün moderatörü olduğu on dokuzuncu SBF Buluşmaları’nın konukları Necmettin Erbakan Üniversitesi’nden Prof. Dr. Mahmut Hakkı Akın ve Ankara Yıldırım Beyazıt Üniversitesi’nden Doç. Dr. Rahman Âdemi oldu.
Panelin moderatörü olan Prof. Bülbül sözlerine Aliya İzzetbegoviç artık her biri birer özdeyiş halini alan ve kendisini etkileyen sözlerini sıralayarak başladı.
Yeryüzünün öğretmeni olmak için gökyüzünün öğrencisi olmak gerekir.
Savaş ölünce değil düşmana benzeyince kaybedilir.
Bizi toprağa gömdüler ama tohum olduğumuzu bilmiyorlardı.
Bu sözlerden bazılarıydı.
Panelin İlk konuşmacısı olan Prof. Dr. Mahmut Hakkı Akın ise Türkiye’de var olan literatürün merhum İzzetbegoviç’e olan ilgiyi arttırdığını söyleyerek başladığı konuşmasına Bosna Hersek sathında Türkiye’dekine biraz da tezat bir biçimde O’nun siyasi yönünün daha ağır bastığı algısının varlığını vurgulayarak devam etti. Aliya’nin teori ile pratiği birbiriyle çatıştırmama çabasına da değinen Prof. Akın, bunun Bosna’da siyasal koşullar da göz önüne alındığında her zaman mümkün olmadığını ancak buna rağmen Aliya’nın her daim saygı ile yâd edildiğini not etti. Merhum’un en önemli eseri olan Doğu – Batı Arasında İslam’ın kendi ifadeleriyle 17-18 yaşından itibaren yazılmaya başladığını aktaran Akın, Aliya’nın üçlü insan tasavvurunu vurgulayarak özgürlük, sorumluluk ve ahlak olarak formüllendirdiği insana dair bütüncül yaklaşımın sınırlarına değindi.
Panelin ikinci konuşması olan Doç. Dr. Rahman Âdemi sözlerine Aliya’nın İslami Doğusun Sorunları isimli kitabını oluşturan makalelerini yazarken kullandığı ‘LSB’ isimli mahlası çocuklarının isimlerinden türettiğini söyleyerek başladı. Ona göre merhumun bütün hedefi İslam’a ve Müslümanlara faydasının dokunacağı bir hayat idame etmekti. İzzetbegoviç’in teslimiyet meselesi üzerinden geliştirdiği eleştirilere değinen Doç. Dr. Âdemi ‘Müslüman mı yoksa tebaa mı yetiştiriyoruz?’ sorusunun Aliya’nın gündeminde olduğunu vurguladı. Aliya’nın formal bir eğitim almaktan ziyade kendisini geliştiren ve gözleme dayalı bilgi edinme açısından mahir bir insan olduğunu vurgulayan Âdemi, Aliya’nın siyasetten önce bir dönem bir inşaat şirketinde çalıştığını ve daha sonra da kısa bir süre serbest avukatlık yaptığını vurguladı. Âdemi ayrıca Aliya İzzetbegoviç’in yaptığı ‘İslamı pratikten ayırmak’ şeklinde ifade edilebilecek teolojik eleştirisini söylerken onun için inanmanın ve mücadele etmenin yani kendi ifadesiyle iman ve salih amelin birliktekinin önemine değindi.
Panel sonunda tekrar söz alan Prof. Dr. Kudret Bülbül, İzzetbegoviç’in kamuoyu tarafından bilinirliğinin savaş sırası dönemde gerçekleştiğini ancak çok daha öncelerde kurucusu olduğu veya üyesi bulunduğu gruplar aracılığı ile Bosna Hersek’de daha önce de bilinir olduğundan bahsetti. Prof. Bülbül Alliya İzzetbegoviç’in Avrupa’ya karşı geliştirilen reddedici veya teslimiyetçi bakış açılarının uzağında olduğunu ve kendisine özgüveni olan birisi olarak üçüncü yolu seçtiğini karşıt değil ancak savaşan ve teslim olmayan bir karakter olduğunu vurgulayarak sözlerini bitirdi.
Katılan hocalarımıza ve öğrencilerimize teşekkür ediyoruz.