Siyasal Söyleşilerin Konuğu RTÜK Başkanı Prof. Dr. Davut DURSUN

  • 04 Şubat 2015

 

SİYASAL SÖYLEŞİLERİN KONUĞU RTÜK BAŞKANI PROF. DR. DAVUT DURSUN

Ankara Yıldırım Beyazıt Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi tarafından ayda bir gerçekleştirilen Siyasal Söyleşiler’in Şubat ayı konuğu Radyo ve Televizyon Üst Kurulu (RTÜK) Başkanı Prof. Dr. Davut Dursun oldu. Türkiye’de Görsel ve İşitsel Medya konusunun tartışıldığı etkinlik Üniversitenin Cinnah Yerleşkesi’nde gerçekleştirildi.

 

‘FİLDİŞİ KULELERİNDE BİLGİ ÜRETMİYORUZ’

Siyasal Bilgiler Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Yılmaz Bingöl açılış konuşmasında, 2010 yılında kurulan ve Türkiye’nin en genç devlet üniversitesi olan Ankara Yıldırım Beyazıt Üniversitesi’nin ‘Yeni Türkiye’nin Yeni Üniversitesi’ olduğunu vurguladı. Kendi ürettiği bilgiyi sadece kendi tüketen üniversite anlayışını benimsemediklerini belirten Prof. Bingöl, “fildişi kulelerinde bilgi üretmiyoruz” dedi. Farklı kurum ve kuruluşlar ile işbirliği içerisinde çalıştıklarını belirten Prof. Bingöl, Üniversitede ürettikleri bilginin sosyal, siyasal ve ekonomik gelişime katkı sunacak şekilde ülkemizin ve toplumumuzun istifadesine sunmayı hedeflediklerini sözlerine ekledi.

 

‘1994’E KADAR MEDYA DEVLETİN ENDOKTRİNASYON ARACI’

Prof. Dr. Davut Dursun ise, konuşmasının başında Türkiye’deki görsel ve işitsel medyanın tarihine değinirken, 1994’e kadar Türkiye’de görsel ve işitsel medyanın ifade özgürlüğü çerçevesinde insanların düşüncelerini beyan edebilmelerinin ve yayabilmelerinin mümkün olduğu bir ortam olarak algılanmadığını; aksine, devlete ait bir endoktrinasyon aracı olarak algılandığını belirtti. Ardından, televizyon ve radyo yayıncılığının yapısal durumundan bahseden Dursun; büyük şehirler dışında kalan bölgelerde kablolu yayın hizmeti için altyapının yetersiz olduğuna, bundan dolayı bu bölgelerde uydu ortamına doğru bir kaymanın gerçekleştiğine ve uydu yayınlarını denetlemenin zor olduğuna dikkat çekti.

 

‘EKRANIN ÖNÜ KADIN, ARKASI ERKEK AĞIRLIKLI’

Televizyon sektörünün erkek ağırlıklı bir sektör olduğunu söyleyen Dursun; ekranın önünün kadın ağırlıklı, ekranın arkasının ise erkek ağırlıklı olduğuna dair tespitlerde bulunurken, sektörde çalışan iletişim fakültesi mezunu sayısının azlığına ve sektörde liyakatten ziyade görselliğin ön planda tutulduğuna işaret etti. Son olarak, radyo ve televizyon yayınlarının lisansa bağlanmasının ifade özgürlüğü önünde bir engel olarak ele alınamayacağını savunan Dursun, kısıtlı bir kamu malı olan frekanstan en verimli ve etkili şekilde faydalanmak, kanal dağıtımını gerçekleştirilebilmek, bölücü ve ahlak dışı yayınları kontrol etmek ve kamu düzeninin bozulmasını önlemek için RTÜK denetiminin gerekli olduğunu açıkladı.

Söyleşiye öğretim üyeleri, araştırma görevlileri ve lisansüstü öğrenciler katıldı.

Katılımcıların soruları ve katkıları ile interaktif bir şekilde devam eden söyleşinin ardından düzenlenen kokteylde katılımcılar sohbet etme imkânı buldular.