Hippoterapi dikkat, uzun ve sabır gerektiren bir tedavi süreci olduğundan tüm çalışma ekibinin özverili bir uyum içerisinde çalışmalıdır Atlar hippoterapinin olmazsa olmazlarıdır onun için yapılacak seans uygulamalarında onların canlı olduğunu asla unutmamalıyız Onların sağlıklı olmasının hippoterapi uygulamalarında çalışma ekibini başarıya götüren yol olduğunu aklımızdan hiç çıkarmamalıyız.
Atlı terapide kullanılacak at ırkları, terapideki öncelikli amaç ve terapi uygulanacak kişilerin ihtiyaçları dikkate alınarak değişmekle birlikte, genel olarak morfolojik ve fizyolojik özelliklerine göre tercih edilmektedir. Hippoterapi amaçlı kullanılacak atların seçiminde bazı kriterler bulunmaktadır. Bu kriterleri mizaç, beden yapısı, yürüyüş ve koşma tipleri, sağlık, yaş, özel eğitim durumları ve bakımları şeklinde sıralamak mümkündür (Köseman ve Şeker, 2015).
Hippoterapi eğitim seanslarının etkin bir biçimde yapılabilmesi bireyin tedavisine katkı sağlayabilmek ancak ve ancak doğru hippoterapi atının seçimi ile gerçekleşebilir. Doğru hippoterapi atının seçimi seansların güvenli ve sağlıklı bir şekilde ilerlemesine sebep olmaktadır. Bu süreçlerin devamlılığı için atın hippoterapi at antrenörü tarafından sürekli eğitilerek terapi daha fazla katkı sağlanması amaçlanmaktadır. Atlar ne kadar iri cüsseli olurlarsa olsunlar son derece hassas canlılardır. Çevresinde oluşabilecek en ufak değişikliklerde dikkatini artırır ona göre hareketlerini konumlandırır. Bu sebeple atlara hippoterapi seanslarında kullanılacak eğitim materyallarını aniden karşısına çıkartmamalıyız. Hippoterapi seansına başlamadan önce karşısına çıkabilecek eğitim materyallarını en az bir hafta önce öğretmek ve seans başlamandan önce tekrar hatırlatmak öğretmek gereklidir. Terapi atların genel özellikleri incelendiğinde aşağıdaki şekilde sıralamak mümkündür (Ün, 2020; Ciesla, 2007);
Hippoterapi Atı Nasıl Olmalıdır?
Uluslararası Binicilik Federasyonu (FEI) kurallarına ve etik kurallara göre at ile yapılacak faaliyetlerde sağlıklı olmalıdır.
Atın davranışları normal olmalı daima insana karşı yakın olmalıdır.
Ahırın da, padok da ve eğitim alanında sakin ve uyumlu olmalıdır.
Bireyle daha iyi iletişim için atın cidago boyu 140 cm-160 cm yükseklikte olmalıdır.
Atın vücut orantısı yani baş boyun bölgesi, gövde bölgesi ve bacak bölgeleri orantılı olmalıdır.
Atın tırnak açıları ve büyüklükleri eşit açılarda ve düzgün olmalıdır.
Adımlarını tane tane eşit uzunlukta atarak sabit hızda hareket etmelidir.
Anatomik yapısında doğuştan veya sonradan oluşan hareketini kısıtlayan kusur bulunmamalıdır.
İnsanlarla daima iletişime açık ve itaat etme eğilimi olmalıdır.
Eğitim esnasında oluşabilecek çevresel faktörlere duyarsız olmalıdır. (rüzgâr, ani hareketler, yüksek sesler, farklı cisimlere vb.)
Öğretileni öğrenmeye yatkın ve yeni uygulanan eğitimlere sürekli olumlu yaklaşmalıdır.
Antrenöre veya onunla beraber çalışan ekibe güvenmeli, itaat etmeli sürekli eğitimin içinde olmalıdır.
Kullanılacak at temel eğitim almış eğitim aşamalarını tecrübeli at antrenörü tarafından sağlanmış bu aşamaları olumlu geçmiş 7 yaş üzeri atlarla yapılmalıdır.
Hippoterapi uygulamalarında kullanılacak at tercihi her ırktan olabilir ancak yukarıda belirtilen şartları atın taşıması halinde hippoterapi uygulamalarından verim alınabilir.
Hippoterapi çalışmasına alınacak atın seçimi programın başarı ile yürütülmesi açısından büyük önem taşır. Uygulayıcının bireye kolaylıkla müdahale edebileceği yükseklikte atlar seçilmelidir. Yük taşıma kapasiteleri 100 – 120kg.’ın üzerinde olmalıdır.
( ÜN, Ali Ekber, Hippotherapy Through the Eyes of the Riding Coach)