İsveç Türk Diaspora Atlası

Ed. M. Mustafa İyi

Atıf İçin: İyi, M.M. (Ed.) (2025). İsveç Türk Diaspora Atlası. YTB Yayınları.

Atlas kapsamında yer alan söyleşiler, editör M. Mustafa İyi tarafından gerçekleştirilmiştir. İsveç’te farklı alanlarda faaliyet gösteren Türk toplumu mensuplarından 33 kişiyle yapılan görüşmeler, daha sonra metinleştirilerek esere kazandırılmıştır. Ayrıca Atlas’ın birinci bölümünde yer alan “Misafir İşçiden Diasporaya: Yeni Kuşaklar, Dönüşümler ve Gündemler” başlıklı makalede; 1960’lı yıllardaki misafir işçilik döneminden başlayarak bugün İsveç toplumunun ayrılmaz bir parçası hâline gelen Türk topluluğuna uzanan süreç, kapsamlı ve analitik bir çerçevede ele alınmaktadır. Toplam 13 bölümden oluşan Atlas; alanında uzman akademisyenler tarafından kaleme alınmış 10 makale, İsveç’te yaşayan vatandaşlarla yapılmış 33 söyleşi ve kapsamlı bir Türkiye–İsveç ilişkileri tarihçesini içermektedir. Çalışma; “Misafir İşçilikten Diasporaya”“Türkiye–İsveç İlişkilerinin Tarihi”“İşçi Mescitlerinden Diaspora Camilerine”“Örgütlenme ve Sivil Toplum”“Diasporada Dayanışma”“Eğitim, Ana Dil ve Çok Dillilik”“Siyasal Katılım”“İslam Düşmanlığı”“Kültür, Sanat ve Spor”“Medya, Girişimcilik ve Mutfak”“Bakım Hizmetleri ve Sağlık”“Defin” ve “Gelecek” başlıklarıyla İsveç Türk diasporasının çok katmanlı yapısını ayrıntılı biçimde ortaya koymaktadır.




Yabancılarla Birlikte Yaşamak: MAMAK ÖRNEĞİ / Göç Çalışmalarında Bir Karma Yöntem Araştırması

Dr. Ali Zafer Sağıroğlu, Dr. İbrahim Halil Yılmaz

"Tolstoy'a atfedilen bir söz “Tüm muhteşem hikâyeler iki şekilde başlar: Ya bir insan yolculuğa çıkar ya da şehre bir yabancı gelir.” der. Hangi hikâyeler muhteşem başlar ve devam eder bilinmez ancak şehirler “yabancılar” ile kurulur. İnsan gittiği yere de gittiklerine de yabancıdır. Diğer bir ifade ile insan katıldığı yeni bir toplumda kendini yabancı hisseder ve o toplum tarafından da çoğu zaman yabancı olarak görülür. Herkes gittiği mekânın “yeni gelenidir”. Çoğu zaman, evvel gelenler sonra gelenlere “el” der.
Uzun yıllardır uluslararası aktörlerin çatışma noktası hâline dönüşen ve yıllardır mülteci kaynak ülkeleri arasında üst sıralarda yer alan Irak, Suriye ve Afganistan hâlen Türkiye'nin en fazla göç aldığı kaynak ülkelerin başında geliyor. Tam da bu noktada Türkiye'deki diğer şehirlerden farklılaşan göç karakteristiğiyle Ankara'nın ve Ankara'ya yönelen yabancıların ilk düşündüğü yerleşim alanlarından biri olarak da Mamak'ın özel bir yer vardır."




Türkiye'deki Suriyeli Çocukların Okula Uyumu: Etnografik Bir Araştırma

Dr. İbrahim Halil Yılmaz

“… Benim Suriyelilerle ilgili birtakım görüşlerim var tabii. Mesela bunların gidişini beklemek, hiç gerçekçi değil. Bunlar burada kalacak. Dünyada bu hep böyle olmuş. Meselenin böyle gerçekçi bir yanı var ve diğer tarafta çocuklar var. Aylan bebek ve Suriyeli Ümran'ın görüntüleri hâlâ bende canlı. Eğer bu çocukları dışarı atarsak, onlara sahip çıkmazsak onlar da aynı trajediye birer aday hâline gelecek. …”
Suriyeli çocukların okula uyumu, onların bir taraftan Türk toplumuna uyumunun anahtarı olarak görülürken diğer taraftan Türk toplumunun da çok kültürlü bir toplumsal hayata hazırlığı çerçevesinde bir kavşak noktası olarak önem kazanıyor. Her ne kadar mülteci eğitimiyle ilgili genişleyen bir literatür bulunsa da barındırdığı mülteci sayısıyla dünyada ilk sırada bulunan Türkiye'deki durumun fotoğrafını çeken bu araştırmanın kritik bir öneme sahip olduğunu vurgulamak gerekiyor.