.jpg)
28 Şubat 2019 - 28 Şubat 1997'den 2023'e kadar Türkiye'de demokrasi
Fakültemiz bünyesinde düzenli olarak organize edilen „SBF Buluşmaları‟ etkinliğimizin bu haftaki konuğu Kamu Başdenetçisi Sn. Şeref Malkoç olmuştur. Dekanımız Prof. Dr. Kudret Bülbül’ün moderatörlüğünü üstlendiği “28 Şubat’tan 2023‟e Türkiye’de Demokrasi” konulu panelimiz 28 Şubat sürecinin kısa bir özetini anlatan bir tanıtım filmi ile başlamıştır. Rektörümüz Prof. Dr. Metin Doğan’ın açılış konuşmasının ardından Kamu Başdenetçiliği Kurumu’nun ne olduğunu, işlevini ve yetki alanlarını anlatan kısa bir video gösterilmiştir. Moderatör Sn. Bülbül sözü Sn. Malkoç’a devretmeden evvel yaptığı giriş konuşmasında fakültemizin hâlihazırdaki nitelikli öğrencilerini geleceğe hazırlamak maksadıyla düzenlenen işbu söyleşiler serisinin 26.’sını yaptığımızdan, oyun kurucu bir devlet olan Türkiye’nin geleceğini inşa edecek gençlerimizin geçmişte yapılan yanlışları öğrenmelerinin elzem olduğundan ve 28 Şubat’ta yapılan hataların FETÖ’nün altyapısını hazırlamış olduğundan bahsetmiştir.
Sn. Malkoç konuşmasına SBF Buluşmaları’nın öğrencilerimize olumlu katkılarda bulunacağına inandığını belirterek başlamıştır. Konuşmasına Üniversitemizin isminin kaynağından yola çıkarak Timur’un Rusya’ya yönelmek yerine Yıldırım Beyazıt’a saldırmasının Türk-İslam tarihi açısından taktik bir hata olduğundan ve bu durumun Avrupa’nın işine yaradığından bahsederek devam etmiştir.
Sn. Malkoç yakın tarihimizin hep darbeler üzerinden şekillendiğini savunmuştur. Güzel bir örnek ile dinleyicileri düşünmeye sevk etmiş; örneğinde Beşiktaş, Fenerbahçe, Galatasaray gibi spor kulüplerine her on senede bir müdahale edilirse, kulüp felsefeleri baştan aşağı değiştirilirse, bütün oyuncuları işsiz bırakılırsa bu kulüplerden Avrupa mücadelelerinde başarı beklenemeyeceğini söylemiştir. Aynı şekilde, işleyen demokrasiye her on senede bir yapılan müdahaleler ile sivil toplum örgütleri, üniversiteler ve siyasi partilerin zarar gördüğünden bahsetmiştir.
Konuşmasına genel olarak hayatı boyunca tecrübe ettiği durumlara kendi hatıralarını ekleyerek devam eden Sn. Malkoç, askeri müdahalelerin kendi hayatı ile paralel gittiğini esprili bir şekilde dile getirmiştir. Buna göre, doğduğu sene olan 1960‟da bir darbe olmuş, ilkokula giderken 1971 Muhtırası‟nı görmüş, üniversiteyken 1980 Darbesi‟ni yaşamış, 28 Şubat döneminde milletvekili iken post-modern bir darbe ile tanışmış ve son olarak kamu denetçiliği görevinde 15 Temmuz darbe girişimine şahit olmuştur.
Konuşmasının bundan sonraki kısmında eski başbakanlardan Necmettin Erbakan‟ın yaşamından kesitler sunarak kendisiyle beraber geçirdiği zamanlarda edindiği izlenimlerden ve Erbakan‟ın 28 Şubat dönemindeki tutumundan bahsetmiştir. Refah Partisi‟nin kapatılma sürecini, askeriyenin yargıya ve siyasete müdahalesini, kamu kurumlarında başörtüsü yasağını, bu yasaktan kaynaklanan ötekileştirme ve eziyetleri hem kendi yaşamından hem de Erbakan‟ın yaşamından hatıralar sunarak anlatmıştır.
Konuşmasının son kısmında Recep Tayyip Erdoğan‟ın belediye başkanlığı döneminden cumhurbaşkanlığına kadar geçen zamanı değerlendirmiştir. 1994 senesinde Erdoğan‟ın İstanbul üzerinde emeği geçen tüm ölmüşlere ve Gazi Mustafa Kemal Atatürk‟e rahmet okuması üzerine Devlet Güvenlik Mahkemesi‟nde yargılanmasından, 2007 e-muhtırasında askeriyenin Erdoğan‟ın cumhurbaşkanı olmasını istememesinden, Erdoğan‟ın erken seçime gitmek zorunda kalmasından, Adalet ve Kalkınma Partisi‟ne okullarda başörtüsünü kaldırmak istediği için kapatılma davası açılmasından ve son olarak Milli İstihbarat Teşkilatı Başkanı Hakan Fidan‟ın tutuklanması girişiminden bahseden Sn. Malkoç konuşmasını “Türkiye 15 Temmuz‟da dünyaya demokrasi dersi vermiştir” diyerek bitirmiştir.
Soru-cevap etkinliğinde kendisine dinleyiciler tarafından FETÖ‟nün kökeninin nerelere uzandığı, Erbakan-Erdoğan anlaşmazlığının suni olma ihtimali, Türkiye‟de şu anda muhalefete karşı bir ötekileştirmenin var olma ihtimali ve 28 Şubat sürecinde hapse atılanların akıbeti sorulmuştur. Sn. Malkoç işbu soruları cevaplamış ve iki kritik noktaya dikkat çekmiştir. Sn. Malkoç‟a göre, Erbakan‟ın siyasetteki en parlak öğrencisi Erdoğan‟dır ve Türkiye artık ötekileştirme politikasını bir kenara bırakarak 2023 hedeflerine odaklanmıştır.
Panelimiz moderatör Sn. Bülbül‟ün kapanış konuşması ile sona ermiştir.