Uluslararası İlişkiler ve Stratejik Araştırmalar Enstitüsü
|

ULİSA-TAIPS ANALİZ: Yol Ayrımında Pakistan (Mevcut Durum ve Beklentiler)

Ankara Yıldırım Beyazıt Üniversitesi (AYBÜ) Siyasal Bilgiler Fakültesi öğretim üyesi ve Uluslararası İlişkiler ve Stratejik Araştırmalar Enstitüsü (ULİSA) Türkiye, Asya ve Hint-Pasifik Çalışmaları Araştırma Grubu Başkanı Dr. Öğr. Üyesi Md. Nazmul Islam'ın "Yol Ayrımında Pakistan: Mevcut Durum ve Beklentiler" başlıklı analizi ULİSA-Türkiye, Asya ve Hint-Pasifik Çalışmaları (TAIPS) tarafından yayımlandı.

Analize buradan ulaşabilirsiniz.

The analysis written by Ass. Prof. Dr. Md. Nazmul Islam, an Assistant Professor of Political ‎Science in the Department of Political Science and Public ‎Administration and Head of Turkiye, Asia and Indo-Pacific Studies, Institute for International ‎Relations and Strategic Research (ULİSA) at the Ankara Yildirim Beyazit University (AYBU), ‎Ankara, Turkey‎, has been published by ULİSA-Türkiye, Asia and Indo-Pacific Studies (TAIPS): "Pakistan at the Crossroad: Current Situation and Expectations"


YOL AYRIMINDA PAKİSTAN: MEVCUT DURUM VE BEKLENTİLER

Dr. Öğr. Üyesi Md. Nazmul Islam‎

Shahbaz Sharif''in Pakistan'ın yeni Başbakanı olarak seçilmesi, ülkenin kırılgan siyasetine beklenmedik bir sürpriz yaptı. Bu, Pakistan Tehreek-e-Insaf (PTI)’in “Naya Pakistan” (Yeni Pakistan) ile üç buçuk yıllık deneyinin ardından Imran Khan öncesi dönemden yeni düzene dönüş olarak görülmektedir. Gerçekten de yeni hükümet, siyasi istikrarı yeniden tesis etme ve ülkenin ekonomik çöküşünü tersine çevirme konusunda sayısız zorlukla karşılaşacak. Yeni hükümet için ekonomik bir çöküşü önlemek, sert önlemleri gerektirebilir. Bu karşılaşacağı zorluklardan sadece bir tanesi. Bununla birlikte, PTI'nin Ulusal Meclis'ten dramatik çıkışı ve parlamento üyelerinin istifalarının ciddi anayasal sonuçları var. 372 üyeden 174'ünün salt çoğunluğu Imran Khan'ı görevden almak ve Shahbaz Sharif'in Imran Khan’nın yerini geçmesi için yeterli olabilir. Ancak, böyle bir değişiklik, devam edegelen parlamenter demokrasinin istikrarını korumak için yeterli değildir. Zira PTI'nin parlamentodan ihraç edilmesi, 2018 genel seçimlerinde ona oy veren 16,9 milyon Pakistanlının artık parlamentoda söz sahibi olmadığı anlamına geliyor. Ve PTI’nin liderleri, destekçilerini hayal kırıklıklarını sokağa dökmeleri için cesaretlendiriyor ve bu ise Pakistan'da sokak protestolarının artmasına neden oluyor, bu protestolar Pakistan tarihi açısından yeni bir sahneye tanık olmamızı sağlıyor.

Pakistan'ın bağımsızlığından bu yana, “Pakistan bir yol ayrımında” ifadesi ülkenin birçok zorluğunu anlatmak için kullanılmıştır. Mevcut siyasi çalkantı, Pakistan'ın ne hatalarından ders aldığını ne de ilerlemeye hazır olduğunu göstermektedir. Imran Khan'ın 2018'de yoksullara refah sağlamayı, yolsuzluğu ortadan kaldırmayı ve Pakistan ekonomisini onlarca yıldır rahatsız eden yükseliş ve düşüş döngülerine son vermeyi vaat eden popüler bir reformcu olarak seçildiğinin altı çizilmelidir. Ancak Pakistan, gıda ve petrol gibi hassas temel ihtiyaç maddelerinin enflasyon oranının yıllık %15,1 oranında artmasıyla Asya'nın en kötü enflasyon krizlerinden birini yaşıyor. Khan'ın siyasi geleceği, böyle bir hayal kırıklığının sonucu olarak artık tehlikeye girmişti.

Pek çok argümanın yanı sıra, Khan'ın Çin ve Rusya ile ilişkileri Batı'yı memnun etmedi ve bu durum da bazı eleştirmenlere göre sonun başlangıcı oldu. Eleştirmenler bu krizin büyümesinde Batı ve müttefiklerinin önemli bir rol oynadığını savundu. Ayrıca, Imran Khan, ABD Dışişleri Bakanı'nın Güney ve Orta Asya İşlerinden Sorumlu Yardımcısı Donald Lu'nun, hükümeti devirme girişiminin arkasında olduğunu söyledi.

Dikkat çekici olan şey şu ki, hiçbir Pakistan Başbakanı demokrasi ve otoriterlik arasında gidip gelen bir ülke olan tam bir görev süresi boyunca hizmet etmedi. Daha önce de belirtildiği gibi, Pakistan'ın açmazı; ordunun hoşnutsuzluğunun, muhalefete fazla çatışmacı davranılmasının, ekonominin önemli ölçüde çökmesinin bir sonucu olarak doğmuştur. Daha büyük sorun ise, Pakistan'ın kendi ülkesini demokratik olarak nasıl yöneteceği konusunda geniş bir fikir birliğinden yoksun olmasıdır. Bununla birlikte, partinin alt meclisteki veya ulusal meclis'teki mevcut konumu aşağıdaki gibidir:

İKTIDAR İTTİFAKLARI

Sayılar

MUHALEFET İTTİFAKLARI

 

Sayılar

Pakistan Tehreek-e-Insaf (PTI)

155

Pakistan Müslüman Birliği-N (Navaz)

84

Muttahida Quami Hareketi

7

Pakistan Halk Partisi

56

Pakistan Müslüman Ligi-Q (Quaid e Azam Grubu)

5

Mutahide Meclis-i Amal

15

Belucistan Awami Partisi

5

Belucistan Ulusal Partisi

4

Büyük Demokratik İttifak

3

Awami Ulusal Partisi

1

Awami Müslüman Ligi

1

Bağimsizlar

2

Jamhoori Vatan Partisi

1

 

 

Bağimsizlar

2

 

 

 

Şu anda olanlar, Pakistan'ın geçmişine aşina olan herkes için genel olarak şaşırtıcı değil. Imran Khan beklentilerin altında kaldı. Ancak bu durum sadece bir semptom, sorunun kaynağı değil! Yine de böyle bir durumda Pakistan'da 3 senaryodan biri gerçekleşecek:

1. Imran Khan'ın partisi olan PTİ destekçileri protesto ediyor ve görünen o kadarıyla protestoya devam edecekler ve gelecek seçime bu şartlar altında hazırlanılacak. Hatta PTİ’nin tüm milletvekilleri meclisten ayrılabilir. Ancak şunu bilmekte fayda var ki Imran Khan’ın kaybedişi partinin milletvekilleri veya destekçilerinden dolayı değil, koalisyon partileri dolayısıyla gerçekleşti. Partiler, partilerinin çıkarları için pozisyonlarını değiştirirler. Her şekilde böyle bir durumda, siyaset bilimi düşünürlerine göre, bazı ülkelerde siyasi partiler daha güçlü şekilde iktidara geliyor ve Pakistan’da da eski muhalefet partileri Pakistan'ın geleceği için, özellikle Pakistan'ın ekonomik kalkınması için başarılı bir politika sergileyemezlerse bu durum öyle olabilir. Nitekim, daha önce Pakistan'da görevden alınan başbakanlar tekrar başbakan olarak dönmüştür. Örneğin PPP'den Benazir Butto 1993'te yeniden seçilmiştir ve PML-N'nin lideri Navaz Şerif 2013'te üçüncü kez başbakan seçilmiştir.

2. Muhalefet partilerinin oluşturduğu koalisyon uzun süre ayakta kalamayacak. Çağdaş dünya siyaseti, güç siyaseti anlamına geldiği için, Pakistan'daki mevcut muhalefet partileri koalisyonu çok kısa bir süre içinde Imran Khan'ın şu anda karşı karşıya olduğu sorunla yeniden yüzleşecektir.

3. Mevcut koalisyon partileri hükümeti, ülkeyi 13 Ağustos 2023'e kadar başarılı bir şekilde yönetemezse, seçim dönemine kadar erken seçim veya askeri kontrollü bir yönetim olacaktır.

Bütün bu sebeplerin ötesinde Pakistan'da ordu, yargı, STK, ve basın sendikaları oldukça güçlüdür. Geçen 75 yılda, çoğu zaman bu organlar çok büyük aksiyonlar almış ve tarihte önemli bir role sahip olmuştur. Er ya da geç, bazı eleştirmenlere göre, Imran Khan’da olduğu gibi, bu organlar gelecek Başbakan için de aynı role sahip olabilirler.  

Türkiye'nin perspektifinden bakıldığında ise, Türkiye'nin Pakistan'daki tüm siyasi partilerle çok iyi ilişkileri bulunmaktadır. Ancak küreselleşme yolunda, Imran Khan Türkiye için iyi bir ortak olarak rol almıştır. Bununla birlikte gelecekte ikili ilişkilerde yer alacak Pakistan liderlerinin de Türkiye ile iyi ilişkilere sahip olacağını belirtebiliriz. Sorun şu ki, şimdiye kadar Pakistan'daki insani krizlerle yahut müslümanların sorunları ile ilgili herhangi bir konuda Imran Khan'ın dışında çok az lider ön plana çıkmış ve konuşmayı tercih etmiştir.

Şunu da eklemek isterim ki Pakistan'daki sorun aslında Çin’i model alan ve Çin tarafından yatırım alan birçok ülkede geçtiğimiz yıllarda yaşandı. Mesela aynı durum Güney Asya’da Sri Lanka'da ve Myanmar’da görüldü. Sri Lanka’da o kadar güçlü bir protesto oldu ki hükümet sosyal medya kullanımını yasakladı. Nepal'de de 3 yıl önce benzeri bir senaryo gerçekleşti fakat Hindistan’ın siyasi partiler aracılığıyla sağladığı nüfuz ile olaylar normalleşti. Bazı eleştirmenler ise aynı durumun Bangladeş'te de yaşanabileceğini düşünüyor. Fakat Bangladeş'in Amerika'nın ötesinde Hindistan'la ilişkilerinin iyi olması, Bangladeş'te de Nepal gibi sürecin görece daha kolay atlatılmasını sağlayabilir.

Güney Asya’da şu an tanık olduğumuz bütün bu olaylar Amerika'nın Güney Asya ve Hint-Pasifik politikasının bir parçası, yani Çin'in bölge üzerindeki etkisini sıfırlama amacının yansımaları. Bundan sonra yaşanacak süreci de Amerika’nın bölgeye yönelik stratejisini ve bölgede Çin’in varlığını göz önünde bulundurarak okumak yerinde olacaktır (Islam, 2022).[1]

 


[1] Islam, M. N. (2022). Experts Respond: Political Crisis in Pakistan | The Reasons behind the Turmoil and Its Implications. SETA, 12 Nısan 2022.